Maden Atıkları ve Türkiye'deki Durum


MADEN ATIKLARI VE TÜRKİYE’DEKİ DURUM

M.Ali Türkoğlu – Maden Yüksek Mühendisi

Giriş

Atık, elinde bulunduranın elden çıkardığı ya da yürürlükteki ulusal
mevzuat hükümlerine göre atmak zorunda olduğu herhangi bir madde olarak tanımlanabilir (1). Endüstriyel faaliyetlerin büyük çoğunluğunda
olduğu gibi, madencilik faaliyetleri sonrasında da büyük miktarlarda atık
oluşmakta ve kontrolsüz şekilde çevreye bırakıldığında çevre ve insan sağlığı için tehdit oluşturmaktadır.

Avrupa Birliği’nde madencilik faaliyetleri sonucu oluşan atık miktarı,
Avrupa’da oluşan yıllık atık miktarının % 29’unu oluşturmakta ve 400 milyon tonu aşmaktadır. Avrupa’da özellikle 2000’li yıllara doğru maden atıklarının depolandığı havuzlarda/barajlarda meydana gelen kazaların ciddi çevresel sorunlar yaratması, bu konu üzerindeki çalışmaları yoğunlaştırmıştır (1).

Maden atıklarının yönetimi konusunda çok sayıda AB direktifi
bulunmakta, ülkemizde ise bu atıklar “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” kapsamında değerlendirilmektedir.

Maden atıklarının oluşturduğu çevresel etkiler.

Madencilik faaliyetinin kendisi rezerv ile sınırlı geçici bir
endüstriyel faaliyet olmasına karşılık, çevre üzerine etkisi uzun süreli ve
zaman zaman insan ve hayvan sağlığı üzerine risk yaratan bir çevresel unsurdur. Atıkların ve eski maden işletmelerinin çevre üzerine etkileri başlıca aşağıdaki maddelerde özetlenebilir :

  • alternatif alan kullanımı (örn. orman, tarım alanı, mera vb) kayıplarına yol açan yüzey tahribatları,
  • görsel çevrenin bozulması,
  • su kaynaklarının tahribi ve kirlenmesi,
  • yer kaymaları ve şev duraysızlıkları,
  • asit maden drenajı oluşumu ve etkileri,
  • metal liçi ve toprak ile su kaynaklarının metal kontaminasyonu,
  • atık depolanması ve yok edilmesi,
  • cevher zenginleştirmeden kaynaklanan kimyasal kirlenme,
  • su yataklarında toprak erozyonu ve sedimentasyonu,
  • toz oluşumu ve yayılımı.

    Türkiye’de tehlikeli atık oluşum miktarı

Avrupa Atık Kataloğu ve Tehlikeli Atıkların Kontrolu Yönetmeliği temel
alınarak Türkiye için tehlikeli atık envanteri oluşturulması yönünde yapılan bir çalışmada (2); ülkemizde yıllık 4.940.000 – 5.110.000 ton arası tehlikeli atık ortaya çıktığı belirlenmiştir. Bu miktarın 1.790.000 – 2.252.000 ton arası “Absolute Entry” olarak listelenen, 3.146.000 – 3.160.000 ton/yıl arası “Minor Entry” olarak listelenen atıklardan meydana gelmektedir.

En yüksek üretimin, yüksek miktarda “Minor Entry” oluşturan madencilik ve ısıl işlemlerden kaynaklandığı gözlenmiştir. Kişi başına düşen tehlikeli atık üretimi 30 – 77 kg/yıl/kişi olarak hesaplanmıştır ve AB için verilen kişi başına düşen tehlikeli atık miktarı aralığı ile uyumludur (2).

TÜİK verileri tam olarak yeterli olmamakla birlikte, 1999 yılında
sadece gümüş ve demir madenciliği pasa atığı üretimi toplamı 1.390.980 ton olarak gerçekleşmiştir (2). Diğer metal maden üretimi pasa oluşumu
da gözönüne alındığında bu pasa üretiminin çok ciddi rakamlara ulaşacağı açıktır.

Yakın zamanlarda ortaya çıkan bazı olumsuz çevresel etkiler


Sivas-Tecer-Beşgözler mevkiindeki krom madeninden bırakılan atıkların Tecer Irmağı ve çevresindeki alanlarda yarattığı olumsuz etkiler, ırmak suyunun hayvan ve bitkisel ürün sulamasında yarattığı problemler, daha uzun vadede ise ırmağın karıştığı Kızılırmak nehri ve çevresinde yaratacağı olumsuz etkiler,

  • Balıkesir-Balya
    eski maden atıklarının Kocasu ve bunun aktığı Manyas gölünde yıllardır
    oluşturduğu metal kirlenmesi, toplu balık ölümleri, sulama açısından devre dışı
    kalması ve tarımsal kayıplar,
  • Adana-Pozantı
    ilçesi çevresinde Körkün çayının krom madeni atıklarının salınmasından dolayı
    hayvan ölümleri ve tarım alanları üzerindeki olumsuz etkileri,
  • Mersin-Erdemli-Alata
    çayının yine krom madeni atıkları ile kirletilmesi ve yarattığı çevresel
    olumsuzluklar,
  • Kütahya-Gümüşköy’de
    yakın zamanda oluşan pasa barajları yıkılması ve yer altı suyu üzerine olumsuz
    etkileri.

Bunların dışında, çok uzun yıllardır madencilik faaliyetlerinin
süregeldiği Bolkardağ bölgesi, Aladağlar, Gümüşhacıköy, Doğu Karadeniz bölgesindeki birçok eski ve yeni maden sahalarına ait pasa birikintileri, yer altı ve yüzey sularının kontaminasyonu açısından büyük bir potansiyel tehlike oluşturmaktadır.

Türkiye’de maden atıklarının yönetimi projesi

Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali İşbirliği Aracı (IPA-1) kapsamında
maden atıklarının yönetimi hususunda eşleştirme, tedarik ve teknik yardım bileşenlerini içeren proje başvurusu yapılmış ve 2009 yılı Mart ayında imzalanan finansal anlaşma ile 4.600.000 Avro bütçeli proje hayata geçirilmiştir.

Fransa-İtalya konsorsiyumunun teklifi kabul edilerek 27.10.2010 tarihi
itibariyle eşleştirme bileşenleri çalışmaları başlamıştır. Eşleştirme
bileşenleri kapsamında temel olarak Avrupa Birliği’nin 2006/21/EC sayılı Maden Atıkları Direktifinin ulusal mevzuatımıza Maden Atıklarının Yönetimi Yönetmeliği olarak kazandırılması planlanmaktadır. Eşleştirme Bileşeni kapsamında gerçekleştirilecek aktiviteler:

Yasal ve Kurumsal Çerçeve Aktiviteleri

Mevcut kurumsal, teknik ve yasal yapının gözden geçirilmesi ve boşluk analizi yoluyla maden atıkları direktifi aktarımı için gereken yapının oluşturulması; bu kapsamda çevre ve maden mevzuatları ayrıntılı bir
ekilde incelenecek ve gerçekleştirilecek saha incelemeleri ile uygulamadaki durumun tespiti yapılacaktır.

     
  1. 2006/21/EC      sayılı Direktifin ulusal mevzuatımıza Maden Atıklarının Yönetimi Yönetmeliği olarak kazandırılması,

  2. Maden atığı bertaraf tesislerinin lisanslandırılması için gereken prosedürlerin hazırlanması,

  3. Maden atığı bertaraf tesislerinden talep edilecek mali teminatın hesaplanmasında kullanılmak üzere bir kılavuz hazırlanması,

  4. Direktifin uygulanmasının maden sektörüne etkilerinin belirlenmesi için uygulama ve mali strateji hazırlanması.

Teknik Aktiviteler

 

  1. Maden atıkları bertaraf tesislerinin sınıflandırılmasına ilişkin yükümlülüklerin belirlenmesi,

  2. Her türlü maden atığının asgariye indirilmesi, arıtımı ve geri kazanımına ilişkin kılavuzun hazırlanması,

  3. Maden atıkları bertaraf tesislerinin kapatılması ve kapatıldıktan sonra izlenmesine ilişkin prosedürün hazırlanması,

  4. Maden atıkları bertaraf tesislerinin inşasına ilişkin yükümlülüklerin
    belirlenmesi,

  5. Maden atıklarının sınıflandırılması,

  6. Atık yönetimi plan formatının hazırlanması,

  7. Başlıca kazaların önlenmesi ve asgariye indirilmesine ilişkin Eylem Planı. Bu apsamda bir tesis seçilerek tesise ilişkin eylem planı proje kapsamında hazırlanacaktır.

  8. Maden atıkları bertaraf tesislerinin denetlenmesi ve izlenmesine ilişkin kılavuzun hazırlanması (yöntem, numune alma, analiz).

Eğitim Aktiviteleri

 

  1. 2006/21/EC sayılı Direktifi uygulayan AB ülkelerinde maden atık tesisleri eğitim ziyaretleri,

  2. Merkezi ve yerel düzeyde mevzuatın uygulanmasından sorumlu Bakanlık personelinin ve paydaşların eğitimi,

  3. Maden sektörü ve diğer ilgili kurumlarla çalıştaylar yapılması.

Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün yürüteceği üç aşamalı proje, toplam 36 ayda tamamlanacaktır.

Kaynaklar :

Çetiner, E.G., Ünver, B. ve Hindistan, M.A., 2006; Maden Atıkları İle İlgili Mevzuat : Avrupa Birliği ve Türkiye. Madencilik,Cilt 45, Sayı 1, s. 23-34.


Yılmaz,Ö., 2006; Hazardous Waste Inventory of
Turkey
. Yük. Lisans Tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara.



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam57
Toplam Ziyaret122079
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 2°
irenec2013

Üyelik Girişi
Rensef